Vajinal kuruluk, menopozdan geçmiş kişilerde (yani artık aylık adet görmeyen kişilerde) sık görülen bir durumdur. Bazı kişiler vajinal kuruluğu menopoza geçiş sürecinde yaşamaya başlar. Vajinal kuruluk, her iki yumurtalığı cerrahi olarak alınmış kişilerde de yaygındır (örneğin kanseri tedavi etmek veya önlemek amacıyla). Sağlık hizmeti sunucunuz bu durumu “vajinal atrofi”, “vulvovajinal atrofi” veya “atrofik vajinit” olarak adlandırabilir. Eğer belirtileriniz menopozla ilişkiliyse, “menopozun genitoüriner sendromu (GSM)” terimi de kullanılabilir.
Bazı durumlarda vajinal kuruluk; cinsel ilişki sırasında ağrı, vajinal yanma veya kaşıntı ya da ince, beyaz ve kötü kokulu olmayan akıntı gibi rahatsız edici belirtilere yol açabilir. Sarı, gri veya kötü kokulu akıntı genellikle vajinal kuruluğa bağlı değildir ve mutlaka değerlendirilmelidir. Ayrıca sık idrara çıkma veya ağrılı idrar yapma gibi idrar yolu şikayetleri de eşlik edebilir. Bu belirtiler cinsel yaşam kalitesini düşürebilir ve cinsel ilişkiden kaçınmaya neden olabilir.
Neyse ki etkili tedavi seçenekleri mevcuttur. Vajinal kuruluk belirtileriniz varsa, sizin için en uygun tedaviyi belirlemek için bir sağlık profesyoneline başvurmalısınız.
NEDENLER
Östrojen hormonu vajinanın nemli kalmasını, vajinal dokunun kalınlığını ve esnekliğini korur. Vajinal kuruluk, yumurtalıkların yeterli östrojen üretmemesi durumunda ortaya çıkar. Bu durum geçici veya kalıcı olabilir ve yaşamın farklı dönemlerinde görülebilir:
- Menopoz döneminde (adetlerin kesilmesinden bir yıl sonra)
- Yumurtalıkların cerrahi olarak alınması, kemoterapi veya pelvik radyoterapi sonrası
- Doğum sonrası emzirme döneminde (emzirme azaldıkça östrojen normale döner)
- Danazol, medroksiprogesteron (Provera, Depo-Provera), leuprolid (Lupron) veya nafarelin gibi bazı ilaçların kullanımı sırasında
TEDAVİ
Vajinal kuruluk için çeşitli tedavi seçenekleri vardır. Bazıları reçetesiz temin edilebilirken bazıları reçete gerektirir. Vajinal nemlendiriciler ve kayganlaştırıcılar reçetesiz alınabilir. Vajinal östrojen kremi, tablet, kapsül veya halka; ospemifen (ağızdan alınan ilaç) ve prasteron (vajinal tablet) reçete gerektirir.
Bu tedaviler genellikle kullanıldığı sürece etkilidir; bırakıldığında belirtiler tekrar edebilir. Etkinin tam olarak ortaya çıkması yaklaşık 12 hafta sürebilir, ancak daha erken rahatlama da görülebilir.
VAJİNAL KAYGANLAŞTIRICILAR VE NEMLENDİRİCİLER
Bu ürünler çoğu eczaneden reçetesiz alınabilir ve hormon içermezler.
Kayganlaştırıcılar:
Cinsel ilişki sırasında sürtünmeyi azaltmak için kullanılır. İlişki öncesi vajinaya uygulanır. Vazelin gibi ürünler önerilmez çünkü prezervatiflere zarar verebilir. Su veya silikon bazlı ürünler daha uygundur.
Doğal yağlar (zeytinyağı, hindistancevizi yağı vb.) kullanılabilir, ancak bunlar da lateks prezervatiflere zarar verebilir.
Vajinal nemlendiriciler:
Genellikle hyalüronik asit içerir ve dokunun nem tutmasını sağlar. Haftada yaklaşık 2-3 kez uygulanır. Ürün alırken “nemlendirici” olduğundan emin olun, kayganlaştırıcı ile karıştırılmamalıdır.
Her iki ürünün de koruyucu içermeyen formları mevcuttur. El ve vücut kremleri vajinal kullanım için uygun değildir ve irritasyona neden olabilir.
VAJİNAL ÖSTROJEN
Vajinal östrojen en etkili tedavilerden biridir ve reçete gerektirir. Vajinal dokuyu kalınlaştırır ve elastikiyetini artırır.
Düşük doz vajinal östrojenin sistemik yan etkileri oldukça düşüktür. Kan pıhtısı, meme kanseri veya kalp krizi riski, doğum kontrol hapları gibi sistemik östrojenlere göre çok daha azdır.
Kullanım şekilleri:
- Krem: İlk 2 hafta günlük, sonra haftada 2 kez
- Tablet/kapsül: Aynı şekilde uygulanır
- Halka (Estring): 3 ayda bir değiştirilir
DİĞER TEDAVİLER
- Prasteron (DHEA): Vajinada östrojen ve testosterona dönüşür
- Ospemifen: Ağızdan alınır, östrojen benzeri etki gösterir
CİNSEL AKTİVİTE
Tedaviyle birlikte cinsel ilişkiye devam edilebilir. Cinsel aktivite vajinal dokunun sağlığını destekler. Ağrı devam ederse farklı tedavi seçenekleri değerlendirilmelidir.
DEVAM EDEN ŞİKAYETLER
Şikayetler düzelmezse enfeksiyon, dermatolojik hastalıklar veya alerjik reaksiyonlar açısından mutlaka değerlendirme yapılmalıdır.